info@formbeslenme.com | 0(212) 324 66 00

Kronobiyoloji Kısa Anlatım

Kronobiyoloji bilin dalı vücudun ritmik saatidir.  hangi saatte, günde, haftada ve ayda hangi aktivite ve beslenme şeklinin gerekli olduğunun önceden bilinmesi ila takip edilir.

kronobiyoloji doğada yaşayan her canlının güneşe göre byolojik yapısının çalışmasıdır. bunanla birlikte, insan vücudunun çalışma biçiminin güneş ve saatlerle yani kronobiyolojiyle dorudan bağlantılı oluşu günlük yaşantımızda, metabolizma çalışma şeklini, hormonların çalışma saatlerini, insülin dengesinden tutunda birçok koordineyi kronobiyolojiden (güneşten) alır. Bununla ilgili olarak günlük yaşantımızda bazı örnekler verecek olursak;
Bu etkisinden dolayı mevsime göre ve kronobiyoloji’ ye göre hareket eden fizyolojimiz her mevsimde, ayda, haftada ve günde’ ki besin ihtiyaçlarını ve beslenme şeklini doğrudan etkiler.
Örnek olarak kışım soğuk  aylarından birinde kan basıncı fazla düşerken diğerinde yükselir. Bazen bu değişim haftalıkta olabiliyor.
Bu durum metabolizmayı fazlasıyla etkiler.
– Bundan dolayı Danışanlarımızın her hafta beslenme programları bir amaca hizmet ediyor.
Bazı haftalar kompleks karbonhidratları, diğer hafta proteinleri ve diğer hafta daha çok sebze ağırlıklı olabiliyor.
-Örnek olarak kan basıncımızın düşük olduğu bir haftada bulgur, biber ve özel tarifli acılı ezme yazarız.
Bağışıklık sisteminin fazlaca tehlikede olduğu haftalarda ise kompleks karbonhidrat’ dan zengin beslenme planlarız.
Diğer bir örnekle, havanın çok soğuk olduğu bir hafta hayvansal proteinden sonra bitkisel protein vermeyiz çünkü bu kaslarda protein stoklar ve tartıda ağırlığa
sebep olabilir. Bu durum yaz aylarında aynı değildir.
Kronobiyoloji’ ye göre beslenme, meteoroloji ile direk bağlantılı olduğundan, bir hafta veyahut 10 günden sonraki beslenme şeklini nasıl etkileyeceğini bilmek imkansızdır. Sadece bir hafta veya 10 gün sonrası beslenme şekli bilinebilir.
-Günümüzde hava şartlarının hızla değişmesi, bir gün dolu yagar iken, aynı saatlerde havanın birden ısınması gibi hızlı değişimlerden dolayı kronobiyolojiye göre beslenme, düzgün kilo verebilmek, bağışıklık sistemini güçlü tutmak ve temel ihtiyaçlara uygun beslenmek açısından fazlaca önem kazanmış durumda.
– Başka bir deyişle vücudun ritmik saati veya Sirkadyen ritm= kronobiyoloji.
– bu bilim dalı bizi neden ilgilendiriyor peki?
– Çok geniş bir bilim dalı olan kronobiyolojinin fizyolojimizi haftalık günlük etkilediği gibi, günlük yaşantımızda herbir eylem için doğru ve en uygun zaman vardır.
Günlük yaşantımızda bazılarına örnek verecek olursak;

05.00 -06.00
Uyuyor olsak bile, vücudumuz için çok gerekli olam, stres hormonu normalin altı katı üzerinde çalışır. Vücut uyku boyunca kaybettiği enerjisini geri kazanmaya başlar. Kendini yeni bir güne hazırlar.
07.00
Bedenimiz uyanmış fakat hala gücünü tam toplamamıştır. Kaslar ve eklemler henüz soğuk olduğundan spor için uygun bir vakit değildir.
Vücutta hücresel açlık olur ve adeta her bir hücre besin için yalvarır. Bu sebepten karbonhidrat hiç depolanmadan doğrudan enerjiye çevrilir. Kahvaltı edilmediği takdirde (uyuyor olsanız bile) insülin seviyesi düşer ve şeker dengesi güne başlarken bozulmuş olur. Buda gün boyu şeker ve karbonhidrat isteğini artırır

08.00
Kan basıncı, tansiyon ve nabız yükselir.
Uykudayken dakikada 60 olan kalp atışı hızı, uyandığımızda 72-78 aradına çıkar.
Günlük faaliyet için lazım olan bu artış, kardiyovasküler problemi olan kişilerin kalp krizi geçirme riskini artırabilir. Sigara bağımlılarının bu saatte içtiği sigara, diğer saatlere göre damarları daha fazla daralttığından daha sakıncalıdır.

09.00 – 10.00 – 11.00
Çalışmak için en uygun saat, vücut ısısı en yüksek seyrinde olan saatlerdir. Kısa süreli bellek ve Zihininsel performansın en iyi olduğu saattir. Dikkat eksikliği düşer, mantıklı düşünebilme kabiliyeti en yükseğe ulaşır.
Dünya üzerinde kabul görmüş sınav saatidir.
Vücudun bu performansını kaçırmamak için karşılayabilecek besinleri önceden almış olmamız çok önemlidir.
12.00 – 13.00 – 14.00
Beyne giden kan miktarı azalır. çünkü kan, sindirim için mide tarafından kullanılacaktır. bundan dolayı Zihinsel performans düşer, uyku basar. Öğle yemeğinden sonra uyku basması bundandır.
Bu saatte öğle uykusu uyuyabilen kişilerin enfarktüs geçirme olasılığı %30 düşer.
15.00
Günün en mutlu saati:
Karbonhidratlı bir ara öğün için çok uygun bir saattir.
mutluluk hormonu (endorfin) en yükseğe ulaşır. Günün yeni çalışma evresi için enerjimiz geri gelmiştir. Belleğimiz ve zihnimiz formunu geri kazanmıştır.
Sabahki kadar olmasada ikinci verimlilik süreci yaşarız.
16.00 – 17.00
Adrenalin en üst seviye’ ye çıkar. Kaslar ısınır ve güçlenir. Tüm fiziksel organların faaliyeti en üst seviyededir. Vücudun kuvveti artar. Beyin ve kaslar çok iyi organize olur.
Olimpiyat rekorlarının en fazla bu saatte kırıldığı biliniyor.
Dolaşım sistemi, tansiyon ve kan basıncı çok iyi durumdadır.
Küçük kasların en verimli ve güçlü olduğu saattir. Dolayısı ile spor ve ağır bedensel işler için en uygun saattir. Okullarda beden eğitimi saatlerinin bu saate denk getirilmesinin sebebide budur.
Bedenin bu performansını kaçırmamak için bu saatten önce karbonhidratlı bir ara öğün ile verimli saati hazır karşılamakta büyük yarar var.
18.00
Vücudumuz kazandığı kas performansını düşürmeye, yorulmaya başlar. Kaslar güçsüzleşmeye başlar. Spordaki kondisyon için uygun bir saat değildir.
Pankreasın en çok aktif olduğu saat olduğundan, İnsülin salgılar ve en çok karbonhidrat isteği olan saattir. Akşam yemeği için çok uygun bir saattir. Akşam yemeğini geciktirdiğimizde vede üzerine spor yapıldığında, doymak bilmeyen bir iştaha sahip oluruz. Midemiz en fazla bu saatte asit salgılar.
19.00 – 20.00
Keyif yapmak, dinlenmek için en uygun saattir. Havanın kararmaya başlamasıyla vücudumuz uykuya hazırlanma başlar. Melatonin hormonu salgılar. Kan basıncı düşer, nabız yavaşlar. Sindirim çalışmaya devam eder fakat önceden yemek yemenin bitmiş olması şarttır.
21.00
Sindirim durur ve sindirim organlarının günlük görevleri sona erer. Bu saatten sonra yenen herşey midede sabaha hazmedilmeden kalır ve çürür, bu çürümüş besinleri vücut kahvaltı diye tüketir. Bu çürümüş besinler zararlı asitler oluşturur ve birçok zararla birlikte bağırsak duvarındaki mukozaya zarar verir. Sağlığımız için çok tehlikelidir.
22.00
Bağışıklık sistemi aktif şekilde çalışmaya başlar. Bundan dolayı bir enfeksiyon aldıysak sistem ya kazanır ya kaybeder.
Tıpkı muhasebe gibi gün sonu alınır ve sağlıklı beslendiysek bağışıklık sistemi kazanır. Enfeksiyonlar tarafından sisteme yapılan saldırı varsa, uyandığımızda hasta uyanırız. Bağışıklı sisteminin bu saatte aktif çalışmasından dolayı hastalandığımızı sabah farkederiz.
Sigara içenlerinde bu saatte son sigaralarını içmeleri gerekir, çünkü bu saatten sonra nikotin gibi zehirli maddeleri tahliye edemez ve sabah saatlerine kadar zehirler zarar vermeye devam eder.
23.00 Uyku için en uygun saattir
Stres hormonu salgılanması durur. Tüm fizyoloji sakinleşir, rahatlar ve gevşer. Kan basıncı, tansiyon ve vücut ısısı düşer. Eğer uykuya geçersek 15 dk. sonra, kalp ve beyin çalışmayı yavaşlatır ve sağlıklı biçimde dinlenmeye geçmiş olur.
24.00
Vücudun yenilenme saatidir. Eğer uyuduysak tüm gün yediğimiz besinleri hücrelerin tamiri için kullanır. Saçımız uzar. Yenileyici gece kremlerinin yatmadan önce sürülmesinin sebebi budur.
Her bir hücre yenilenir tazelenir, kendini dışarı atar. Gün boyu yıpranan tüm dokularımız eğer derin uykudaysak kendini yeniler. Bu günlük yenilenmeyi kaçırmak herkezden bir miktar daha fazla yaşlanmamıza sebep olur.
01.00 – 02.00
Zihinsel ve bedensel verimliliğimiz en alt seviyededir:
Vücut kendini uyumaya programladığından, bu saatte hata çalışanlar hata yaparlar. Görme zayıflar, refleksler, tepkiler iyice yavaşlar.
Trafik kazalarının bu saatte fazla olmasının sebebi budur.
03.00
Metafizik yorgunluk safhası ve içe yönelik saatler:
Bedensel ve ruhsal bakımdan karanlık bir safhadır. Melatonin hormonunun salgılanması kişiyi tembel ve kararsız yapar.
Ruh savunmasız, dikkat yetersiz olduğundan zihin negatif düşünceleri fark edemeyip yenilir.
Bundan dolayı intihar gibi ruhsal negatiflerin en fazla olduğu saattir.
04.00
Yeni günü karşılamak için ilk kıpırdanmalar başlar:
Gün içinde lazım olacak stres hormonu yeniden salgılanmaya başlar. Enerjimizi yeniden kazanmaya başlarız. Kan basıncı yükselir, damarlar gerilir.

Etiketler: