info@formbeslenme.com | 0(212) 324 66 00

Rafine beslenmenin zararları

RAFİNE BESLENMENİN ZARARLARI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER?

Yapılan son araştırmalara göre rafine yiyeceklerin sağlığa olan zararları iyice ortaya çıkarılmıştır. Birçok rafine gıdanın hormonal dengesizlikten kalp hastalığına, meme kanserinden kemik erimesi riskine kadar tehlike içerdiği saptanmıştır. Rafine beslenmenin zararları insan sağlığına karşı son derece risklidir. Rafine gıdalar, içeriğindeki trans yağlar sebebi ile kalp hastalıklarına davetiye çıkarmaktadırlar. Hem kilo vermek hem de hastalıklardan uzak durmak istiyorsanız, rafine gıdalardan da uzak kalmanızda fayda vardır. Rafine yağın içerdiği trans yağlar kötü kolestrol düzeyini arttırdığı için kalp damarlarına son derece zarar verirler. Aynı zamanda rafine karbonhidrat ve şeker içeren gıdalar da yine meme kanseri sebebi olarak görülmektedirler.

Rafine beslenmenin zararları

Doğal yiyeceklerle beslenmek ve doğal şeker içeren gıdaları tüketmek her zaman daha yararlıdır. Rafine yiyecekler, ihtiyacımızdan daha fazla tuzla yüklüdürler. Aşırı tuz tüketimi sonucu kalsiyum kaybına uğrayan kemiklerde erime ile ilgili sorunlar başlamaktadır. Rafine beslenmenin zararları konusunda uzmanlar devamlı uyarıda bulunmaktadırlar. Rafine besinlerde normalde alınması gereken tuz miktarının iki kat fazlası bulunmaktadır. Günlük alınması gereken tuz miktarı 1 çay kaşığı kadardır ancak rafine besinler bizlere aşırı tuz yüklemesi yaparlar. Bu yüzden alınması gereken kalsiyum düzeyini dengede tutmak çok önemlidir. Kalsiyum kaybı kemik erimesine neden olabileceği gibi kemikle ilgili diğer rahatsızlıklara da sebep olmaktadır. İçeriğinde şeker, tuz ve trans yağı olan yiyeceklerin tüketimi minimum düzeyde yapılmalıdır.

Rafine besinler aynı zamanda hormonal dengesizliklere de sebep olmaktadır. Tuz, şeker ve özellikle beyaz un içeren yiyecekler aşırı kilo alımına neden olurlar. Kilo alımı demek hormonların bozulması yolunda ilerlemek demektir. Rafine beslenmenin zararları konusu göz ardı edilmemelidir. İnsülin ve glukagon hormonlarının insan sağlığına etkileri büyüktür. İnsülinin fazla olması şekerin hücrelere girmesine ve yağ depolanmasına neden olur. Glukagon ise, şekeri enerjiye dönüştürür. Glukagon oranını arttırabilmek için de şeker ve unu azaltmak gerekmektedir. Kimyasal katkı maddesi bulunan her türlü besin maddesinden uzak durmalı ve market alışverişlerinde etiket okuma ve bilinçli alışveriş yapma alışkanlığı kazanılmalıdır. Taze sebze ve meyve ise, sofranızdan eksik olmamalı, bol sıvı tüketimi yapılmalıdır.